KİM TAKAR CORONA’YI

0

Aşkım TAN – Ankara/ NNA

Corona ne adliye tanır ne infaz. Corona ne kıta tanır ne mahalle. Corona ne cami tanır, ne minare. Corona ne polis tanır, ne asker. Corona ne bakan tanır, ne devlet. Corona tanımıyor ne dua ne nasihat. Kafa atılmakla kurtulunmuyor o “Corona” denen virüsten. Sahi, sen kendini ne sanıyorsun? Sen Superman misin? Hoş, Superman olsan, Corona’ya kaç yazar? Sınava giren öğrencilerin ateşi ölçülmedikten ve bir öğrencinin fenalaşmasından sonra aynı salondaki bütün öğrenciler karantinaya alınıp bütün çabaları boşa gittiğinde sen Corona’ya kafa tutsan ne yazar? Ne Sars, ne Mers, ne domuz, ne de kuş gribi değil Corona. O ayırt etmeksizin ölüm getiriyor dünyaya. Maçlar seyircisiz oynanırken, seyircinin stadyum dışında izlemesinin ne farkı kaldı içeride izlemekten? Coşku ile askeri uğurlarken muaf mı sandın kendini virüsten? Otobüse, uçağa binerken hatta tatile giderken şemsiye mi açıyorsun, silah mı kuşanıyorsun Corona’ya? Plajda güneşlenip denize girerken güneşe mi, güneşliğe mi, yoksa güneş kreminin mi koruduğunu sanıyorsun seni Corona’dan? Kim istemez sevdiğine sarılmayı, öpüşüp hasret gidermeyi? Kim istemez yeşile yayılmayı, doğada temiz hava almayı, piknik yapmayı? O maske denen illeti kim ister takmayı? Kim ister sevdikleri ile araya mesafe koymayı? Ben isterim! Çünkü ancak uzak durursam kavuşurum sevdiklerime. Keşke bir “sen” ölsen sadece! Ama bir “sen” ile olmuyor, ölünmüyor! Kaç müebbet yazılsa sana yetmez! Bir değil, on değil, yüz değil, bine değil, milyon insan ölüyor! Hadi bir daha düşün! Kendini düşün, sevdiklerini düşün. Dünyayı düşün, bu evreni düşün. Kaybedeceklerini düşün. Evrenin sana hediyesini düşün. Sonra dur, bir daha düşün! Sana kimin kendini değil, çevreni öldürme hakkını verdiğini düşün! Sen kendini cellat mı sandın? Sen kendini dokunulmaz mı sandın? Sen “bana bir şey olmaz” mı sandın? Sen kendini dokunulmaz sanma! Sen kendini ayrıcalıklı sanma! Baktık gördük ki Corona iltimas geçmiyor bana sana! O maskeyi koluna, çenene, alnına değil, o maskeyi Zorro gibi ağzına tak! Pek çok maskeli geldi geçti… Batman, Catwoman, Maskeli Süvari, Kinowa… Belki bunlardan hiçbiri değil ama Zorro olabilirsin takacağın maske ile. Zor da olsa Zorro olmak, 1,5-2 metre mesafe ile durmak zor olmaz. Zor olsa da Zorro olmak, maskeni takarak korunman zor olmaz. …ve zor olsa da Zorro olmak, zor olmamalı çevreni kendinden, kendini virüsten korumak. Zordur Corona hastası olmak ve bu sandığından da önemli bir mesele. Kısacası, “uyarmıştım” demek de yetmiyor ve ille de başa gelmesi de gerekmiyor. Corona’dan kurtulman imkânsız gibi görünüyor bu rehavetle ve lütfen rehavet gösterme! Hadi lütfen can düşmanın belle o virüsü ve hadi biraz daha korun Corona’dan kendin için, benim için, sevdiğin için ve geleceğin için. Ne umutlar sönsün, ne vakalar artısın… Tek kurtuluşu mesafedir ve bu nedenle, tak, kork, kaç ve ciddiye al Corona’yı! Unutma ki kimse kafa tutacak kadar üstün değildir Corona’dan!

Share.

About Author

Ünsal Turan

Gazeteciliğe öğrencilik hayatında 1968 yılında başladı. Askerliğini tamamladıktan sonra Danimarka'ya yerleşti. Sırasıyla, Günaydın, Cumhuriyet gazeteleri ve Türk Haberler Ajansı'nın Kopenhag temsilciliklerini yaptı. İki yıl (1989-1990) Türkiye'de bakan başdanışmanlığı yaptı.1984 yılında Rahmetli Çetin Emeç'in teklifi üzerine Hürriyet'e yazmaya başladı. O tarihten sonra Hürriyet, Doğan Haber Ajansı (DHA) İskandinav ülkeleri temsilcisi olarak çalıştı. Kraliyet ve parlamento muhabiri olarak çalışıyor. Ayrıca İsveç ve Danimarka kraliyet ailesi mensuplarına danışmanlık yaptı.

Leave A Reply