YÜREK İSTER!

0

Aşkım TAN / ANKARA (NNA)

 

Hiçbir çıkar gözetmeden, halkının bağımsızlığı ve mutluluğu için savaşmak… Fırından aldığı ekmekleri okulunda maddi durumu yeterince iyi olmayan öğrenciler ile paylaşmak… Marshall yardımı ile dağıtılan süt tozları ile hayvanları beslemek… “Devrimci Hukuklular”ı kurmak… Amerikan 6. Filosunu denize dökmek… “Samsun’dan Ankara’ya Mustafa Kemal Yürüyüşü”nü düzenlemek… Yaşanan süre içinde fazla şeyler yapmak ve ölümün yoluna bilerek girmek “yürek ister!” • “…ve ben 24 yasındayken kendimi Türkiye’nin bağımsızlığına armağan etmekten onur duyuyorum.” • “Aşırı soIcudur aşk. Bu yüzden insanların sol yanını hedef alır. Ve aşk bu kadar solcuyken içinden sağ çıkmak imkansızdır.” • …ve idam edilirken “Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Marksizm-Leninizm! Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği! Yaşasın işçiler, köylüler! Kahrolsun emperyalizm!” diyebilmek yürek ister! “Deniz” demek, bir kuşak demek, gençlik demektir. Hesapsızca onu yaptıkları ile ömür boyu sevmek demektir. Bir halk için, bir vatan için, bir düş için hiç düşünmeden, gözünü kırpmadan darağacına gülerek gitmektir “Deniz”… “Yenilmişsem Elim kolum bağlı Boynumda yağlı ip gelip dayanmışsam darağacına Dudaklarımda yarın Gözlerim yarınlarda Unutmak mı gerek seni? Kapılar kapalı Tutulmuşsa gece kapkara yollar Sıcacık bir sevgi sunmayacak mıyım insanlara? Bakmayacak mıyım yarınlara Seslenmeyecek miyim insanlara?” diyen Deniz Gezmiş’i unutmak yürek ister! Hüseyin İnan’ın, Mahir Çayan’ın Yusuf Aslan’ın, Taylan Özgür’ün, Sinan Cemgil’in, Alparslan Özdoğan’ın, Cihan Alptekin’in, Ömer Ayna’nın, Kadir Manga’nın, Mustafa Lütfi Kıyıcı’nın, Mustafa İlker Gürkan’ın, Cevat Ercişli’nin, Selahattin Okur’un, Saim Kurul’un ve Erim Süerkan’ın ve isimlerini sayamadığım pek çok yol arkadaşlarının kader birliğini unutmak yürek ister! Kimseye ateş açmayan, kimseyi öldürmeyen ve sadece beyinlerinde “Türkiye’nin tam bağımsızlık mücadelesini nasıl yürüteceğini düşünen” bağımsızlığın ve barışın sembolü olan Deniz’leri sevmek için yürek ister! 68 kuşağının devrimci ruhunu gelecek kuşaklara taşımak yürek ister. …ve Mukaddes Hanımın “Deno”sunu unutmak için yürek ister. Rodrigo’nun Aranjuez’ini, sigaranın Samsun’unu, çayın bardakta olanını Deniz’den dolayı sevmek yürek ister.

Share.

About Author

Ünsal Turan

Gazeteciliğe öğrencilik hayatında 1968 yılında başladı. Askerliğini tamamladıktan sonra Danimarka'ya yerleşti. Sırasıyla, Günaydın, Cumhuriyet gazeteleri ve Türk Haberler Ajansı'nın Kopenhag temsilciliklerini yaptı. İki yıl (1989-1990) Türkiye'de bakan başdanışmanlığı yaptı.1984 yılında Rahmetli Çetin Emeç'in teklifi üzerine Hürriyet'e yazmaya başladı. O tarihten sonra Hürriyet, Doğan Haber Ajansı (DHA) İskandinav ülkeleri temsilcisi olarak çalıştı. Kraliyet ve parlamento muhabiri olarak çalışıyor. Ayrıca İsveç ve Danimarka kraliyet ailesi mensuplarına danışmanlık yaptı.

Leave A Reply